Zübeyde Hanım Caddesi, Numara: 14 Bozüyük/Bilecik
trende

Abdullah KİĞILI İş Hayatındaki Başarıların Sırlarını Anlattı

Abdullah KİĞILI İş Hayatındaki Başarıların Sırlarını Anlattı

Şuan ki, yaşamış olduğumuz hayat şartlarına çok büyük örnek olacak kişi Abdullah Kiğılı olmaktadır. Neden mi? Bir çok zorluklarla karşılaşan ama yılmadan, pes etmeden şu anki konumunda olduğundan dolayıdır. Bildiğiniz üzere Abdullah Kiğılı Türkiye genelinden yıllardır en başarılı iş adamları arasında yerini almaktadır. Tüm engellere karşı başarısını devam ettiren ve bugünlere gelen kişidir. Şuanda Türkiye’ de 200 mağazası ve 70 vilayete yapmış olduğu servisle başarısının sırlarını sizler için makalemizde yayımlamış bulunmaktayız.

Abdullah Kiğılı Kimdir?

Kiğılı giyim mağazalarının kurucusu ve sahibi olan Abdullah Kiğılı 20 Nisan 1923 Malatya doğumludur. Bingöl’ün Kiğı ilçesinden göçmen olduğundan dolayı soyadı kanunu çıktığında Kiğılı soyadını almıştır. 9 yaşında iken ailesi ile birlikte İstanbul‘a yerleşmiştir. Orta okul ve lise eğitimlerini  İstanbul erkek lisesinde başarıyla tamamlamıştır. Abdullah Kiğılı’nın babası tekstil işinde uğraşmaktaydı. 1959 yıllarında babası Sultan Hamam’da kendine ait bir kumaş mağazası açtı. O zamanda Sultan Hamam büyük tüccarların olduğu bir yerdi. Daha sonrasında babası bir gün dedi ki,

  • ”Oğlum 3 aylık tatilinde mahallelerde top oynayacağına benim çok yakın bir arkadaşım var kapalı çarşıda  onunla çalış.”

Peki baba diyerek kabul etti. Yaşı on ikiydi. İstanbul erkek lisesi birinci sınıf öğrencisiydi. Babasının arkadaşı İsmail Dırahor’un  yanında çalışmaya diye gitti. Kapalı çarşı dediği de 500 yıl öce yapılmış, 500 yıllık tarihi eser. Dünyanın ilk AVM si olan büyük bir yer. İlk gün gitti, İsmail ustasını bularak,

  • ”Ben geldim Abdullah, ne iş yapacağım”

diye kendini tanıtarak elini öptü. İsmail usta

  • ‘Oğlum dedi sen bu sorguçlu hanın kapısının, kalpakçılar caddesinin bulunduğu yerde çığırtkanlık yapacaksın”

dedi. Tabi Abdullah Kiğılı bunun ne demek olduğunu bilmiyor o zamanlar. Sordu ustasına,

  • ”Nasıl yapacağım

diye. İsmail ustanın da cevabı kapıda bağırmasını söyledi.

  • ”Bayan bayan mantoya bak deyip. Kolun ile de içerisini işaret edeceksin yani hanın kapısından girdiğinizde dükkanı göstereceksin, kadın mantoları burada diyeceksin.

dedi. Oda ustasının söylediklerini harfiyen yerine getirerek kapıda bağırıp, çığırmaya. Biraz zaman geçtikten sonra sesinin tonunu da ayarlayarak, bu işi gerçekten layığı ile yapmaya başladı. Ve işini sevdi bu çığırtkanlık güzel işmiş diyerek İsmail ustasına çok faydası oldu. Tabi İsmail ustada ona ufak ufak iç beş kuruş para da veriyordu. O zaman daha da çok hoşuna giderek bu işi isteyerek yaptı. Lise hayatının sonuna kadar  bu işi yapmaya devam etti. Lise döneminin sonuna doğru babası bir rahatsızlık geçirdi. Yani o zamanın şartlarına göre gerçekten ciddi bir rahatsızlıktı. Basının tedavileri falan derken sıkıntılı bir dönemim içerisine girdiler. Bu dönem içerisinde lise bitmişti. Ve mağazada çalışmaya başlamıştı. Kendi yağları ile kavrulmaya çalışıyorlardı. Ama bu işin bu şekilde gitmeyeceğini Abdullah Kiğılı anlamıştı. Normal sıradan bir kumaş mağazası olduğunu ve çalışmasının gerektiğini anladı. Etrafındaki kumaş mağazalarına bakıyor, inanılmaz derecede çok güzel kumaşlar var. Tıkır tıkır hızla çalışıyor. Bu kumaşların onlarda olmadığını düşünerek, bu işi öğrenmek istiyordu.

Kendi İşimi Kurmak İstiyorum (Param, Fikrim Yok! Ne Yapabilirim?)diyen arkadaşlarımız için mükemmel iş fikirleri sayfamızda bulunmaktadır.

Tam karşı suraski mağazası bulunuyordu. İşletme yönetimi de Musevilerin elindeydi. O zamanlar tekstil işi hep Museviler tarafından yönetiliyormuş. Abdullah Kiğılı’nın da bütün ustaları Musevi’ymiş ve bütün işi onlardan öğrendiğini sürekli dile getiriyor. Ve onlara minnettarlığını Allah razı olsun diyerek sürekli söylüyor. Kendi küçük işletmelerinin karşısında bulunan suraski mağazası etrafında en güzel ve en büyük mağaza olarak biliniyordu. İçerisinde hem bay hem de bayan bin bir çeşit erkek kumaşları bulunuyordu. Ve sürekli satış yapıyordu. Abdullah Kiğılı’da tüm bunlardan esinlenerek bir şeyler yapması gerektiğinin farkına vardı ve sektöre adımını atmaya karar verdi. Nasıl mı? Makalemizin devamını heyecanla okumanızı tavsiye ederim.

Abdullah Kiğılı Bulunmuş Olduğu Sektöre Nasıl Adım Attı?

Abdullah Kiğılı’nın şu anki bulunmuş olduğu sektöre adımını atmadan önce iş hayatına nasıl adım atmayı düşündü gelin ilk önce bunu görelim. Karşı mağazadan etkilenerek Reytan Suraskinin yapmış olduğu bütün işleri oda yapmaya karar veriyor. Onun gitmiş olduğu piyasada bulunan tüm kumaş mağazalarını, kumaş fabrikalarının hepsini kendine not aldı. Kendisinin gitmesinin gerektiğini düşünerek ilk adımı attı ve kendi gitti. Gittiği yerlere kendini tanıtıyor. Fakat daha 22 yaşında olduğu için kimse kale almıyor.

  • ”Evladım sen nerden geldin.”
  • ”Mağaza nerede.”

gibi bir çok soru soruyorlar. Sonuç olarak yavaş yavaş bu iyi yerlerden kumaş alımı yapmaya başlıyor. Sonrasında aradan 6 ay geçtikten sonra işletmiş olduğu kumaş mağazası en iyi ve en kaliteli kumaş satışı yapan bir yer haline geldiğini görüyor. Bir kaç sene bu iş bu şekilde devam ediyor. Yalnız içerisindeki hırs onu daha da fazla tetikliyor. Sektöre baktığında en ama en iyi mağazaların Beyoğlu’ndan olduğunu görüyor. İnanılmaz derecede en büyük mağazaların ve en güzel çeşitlerin orada oluğunu görüyor. Fakat içerisindeki hırs onu durdurmuyordu işi iyice öğrenmişti. Babası,

  • ‘İstiklal Caddesi’nde dükkan açmanın yanlış olduğunu ve böyle bir şeyi asla ama asla düşünmemesi gerektiğini”

devamlı söylüyordu. Fakat Abdullah Kiğılı dinler mi? Yerinde duramıyordu. Sonuç olarak işte tamamen onun üzerine geçmişti. Dükkanın kendi sabahın erken saatlerinde açıp, akşamın geç vaktinde kapatıyordu. Babasının hastalığı kanserdi. Ciddi oldu bir hastalık olduğundan dolayı, artık iyice ilerlemiş durumdaydı. Bir gün Abdullah Kiğılı’ya emlakçı tarafından telefon geldi. Ve dedi ki:

  • ”İstiklal Caddesinde mis sokağın köşesinde senin için mükemmel harika bir yer var. İçerisinde duran adam bıkmış artık yaşlanmış, bir an evvel devredip bırakıp çıkmak istediğini”

söyledi. Ve kendisi sadece 5 dakikada oturup konuştu. Adamın istediği hava parasını falan kabul ederek peki dedi. 24 Ekim 1960 günü İstiklal Caddesinde Kiğılı mağazasını açtı.

Devir almak demişken, sizlere önemli bir bilgiyi de aktarmak istiyorum. Eğer sizlerde Abdullah Kiğılı gibi devir alarak iş yeri açmak istiyor ve desteklerden yararlanmayı düşünüyor iseniz, İş Yeri Devir Almayı KOSGEB Destekliyor Mu? sayfamızdan gerekli olan bilgiler sizler için mevcuttur.

Dükkanı açtığı gün babasını doktora götüreceğim diye evden çıkararak, dükkana alıp gelmeyi düşündü. Arabasına bindirerek İstiklal Caddesine getirdi. Tabi o zamanın yıllarında İstiklal Caddesinde felaket trafik var. Zor zahmet mağazanın önünde indiler. Babası kafasını bir kaldırdı. Baktı orada kocaman yazılı Kiğılı diye bir şey gördü. Tabi hemen bu ne? diye sordu. Abdullah Kiğılı’da dedi ki:

  • ” Baba burası bizim mağazamız artık”
  • ” İçeriye gir bir Bismillah de.”
  • ” Arkasından bir dua et.”
  • ” Sonrasında da rahat et.”
  • ”Bir çay iç”

dedi. Tabi babası rahatsız oldu bu durumdan. Birde işin başka bir tarafı var ki ailede kimse Kiğılı mağazasının açıldığını bilmiyor. İlk babası öğrendi. Sonrasında ailesi öğrendi ki, Kiğılı mağazası açılmış. Tabi hemen akşamına aile meclisi toplandı ve konuştular. Dediler ki,

  • ”Bu oğlan yanlış işler yapıyor.”
  • ”Biz yakında başkalarına muhtaç oluruz.”
  • ”Bundan sonra sıkıntılı bir döneme gireceğiz.”
  • ”El aleme muhtaç olacağız.”
  • ”Oğlanı da kaybedeceğiz.”

Abdullah Kiğılı bu durumda dedi ki,

  • ”Hay Allah ya ne iş yaptık.”
  • ”Evet gizli yaptık.”
  • ”Aile kabul etmiyor.”
  • ”Ben kalkıyorum dükkan açıyorum falan.”

Neyse ertesi gün oldu işinin başına gitti. Dükkanı çalıştırmaya başladı. Dükkanda hem kumaş var hem de hazır giyim var. Hazır giyimlerin arasında tabi ki ilk olarak gömlek var. Hiç bilmediği bir işe girdi. Sıra geldi marka koymaya tabi herkes soruyor ne koyalım. O günün şartlarına göre baktık ki, moda da herkes ya adını koyuyor, ya soyadın, ya da her ikisini de. Düşündü adını koysa Abdullah diye bir marka mı olur. Kiğılı’yı koysak insanların okumakta bile zorluk çektiği ismi nasıl telaffuz edecekler diye düşünürken Allaha sığınarak Kiğılı ismin koyun marka olsun dedik. Sonrasında başlandı Kiğılı markası gömleklere işlenmeye başlandı ve markalarını yarattılar. Sonrasın da tüm işlemler bitince gömlekler satışa çıktı. Ve hızlı bir şekilde satmaya başladılar. Baktılar ki bunu daha fazlasıyla ilerletebiliriz diye düşünerek. Gömleği, pantolona, pantolonu, trikoya derken hızlı bir şekilde satışa başladılar. Baktılar çok iyi gidiyor. Hızla hareket ediyor.

Hiç bir tecrübeniz yok. Fakat kendi işinizi yapmak istiyorsunuz. Bu durumda sizlere yardımcı olmak adına özellikle 2021 yılında En Çok İşleyen Dükkanların araştırmasını yaptık. Vermiş olduğumuz linke girip gerekli bilgilere ulaşım sağlayabilirsiniz.

Tabi aradan 6 ay geçti. Ailesi memnun olmaya başladı. Zarar hiç bir şekilde yok. Karlılık oranı çok yüksek ve işler mükemmel derecede çok iyi gidiyor. Herkes fazlasıyla mutlu. Ağzını açıp ta aileden konuşan kimse kalmadı. En önemlisi kendisi çok mutlu çünkü sevdiği, istediği ve bildiği işi yapmaya başladı. Hızlı bir şekilde kendisi de durmadan çalışıyordu. Peki bu işlerin bu zamana kadar gelmesinin sırrı neydi?

Abdullah Kiğılı’nın İş Hayatındaki Başarılarının Sırrı Nelerdir?

Abdullah Kiğılı’nın şu anki konuma gelmesinde ki işin sırrı, kendi işini büyütürken öz sermaye ile çalıştığından dolayı ne kadar öz sermayen az olursa. piyasada kredi bileten de az oluyor. Dolayısıyla da bu durumda bankalar ile dost olmaya başlarsın. Bu işi kurup yada büyütebilmek için bankalar ile dost olduğun vakit kesinlikle geleceği yok demektir. Piyasa ile dost olduğun zaman ise, piyasa kredi bileten bankalarda ki kredi biletenden de 10 kat 20 kat fazla olduğundan dolayı senin krediye ihtiyacın olmadığını söylemektedir. Bu işte ticari kredi banka kredisinden daha üstün olmaktadır. Ticari kredi çok önemli, piyasada

  • ”Bu adam düzgün,”
  • ”Bu adama ben mal verdiğim vakit geleceğimi ve alacağımı garanti altına almış oluyorum.”

düşüncesini hissettirmek gerekiyor.

  • Düzgün adam,
  • Namuslu adam,
  • Ahlaklı adam bu kadar basit bir durum.

Ticaret yapmak için ilk olarak ahlaklı olmanın gerektiğini ve saygınlığı ön planda tutmaktadır. Güvenilirlik olduktan sonra her işin üstesinden gelinebileceğini söylemektedir.

Başarının 10 Sırrına Gelecek Olursak:

  1. Motivasyona önem vererek, her ne olursa olsun tüm zorluklara karşı moralini yüksek tutmaktır.
  2. Hayatınızda hata yapacağım diye sakın korkmayın. Fakat yapmış olduğunuz hatalardan ders almayı öğrenin.
  3. İş hayatınızda her ne olursa olsun. sabırlı olmayı öğrenin ve daima sabırlı olun.
  4. İçinizdeki heyecanınızı bastırmayın yitirmeye yöneltmeyin. Hayal gücünüzü bastırmaya kesinlikle izin vermeyin, mücadele edin.
  5. İşinize canla başla sahip çıkın. Çok çalışın. Fakat sosyal hayatınızdan kısıtlama yapmayın. Sakın sosyal hayatın dışarısında kalmayın.
  6. Yerine getiremeyeceğiniz yada tutamayacağınız sözü asla ama asla kimseye vermeyin.
  7. İşinizde daima herkese ve her şeye adaletli olun.
  8.  Hayat şartlarına, ilerleyen, gelişen değişime daima ayak uydurun.
  9. Aklınızda hep yeni iş imkanları olsun, ilerisini düşünün, cesur olun. Gerekirse risk alın.
  10. Son olarak ise hep sevin, çok sevin. İşinizi, evinizi, eşinizi, arkadaşlarınız, yaşadığınız şehri, iş yaptığınız memleketleri, doğayı kısaca her şeyi sevin. İçinizde hep sevgi olsun.

Abdullah Kiğılı’nın Hayattan öğrendiği tek şey bildiği işi yapmak oldu. Bütün kazancını bu işe yaptı. Yokluktan bu günlere gelen Abdullah Kiğılı, eğer varlıktan gelseydi asla bugünlere gelemeyeceğini dile getiriyordu. Bundan yola çıkarak ta çalışma arkadaşlarına söylemiş olduğu tek bir öneri ben demeyi bırakmalarıydı.  asla havaya girmemeler, benliğin içine girdiğinde bir müddet sonra acı tecrübe ile yaşamasını istememeleridir.

Bayanlarımız eğer kendi işinizi kurmayı düşünüyor iseniz,  Halkbank Kadın Girişimci Kredisinden yararlanabileceğinizi biliyor muydunuz?

Bu yaşa geldi 55 yılını sektörde bitirdi. Fakat her geçen gün hala yeni bir şeyler öğrendiğini sürekli dile getirmektedir. Daha fazlasını merak edenler için aşağıda ki paylaşmış olduğumuz videoda da kendisi bire bir hayatını özetlemiş bulunmaktadır.

İşinde mutlu olan kişinin verdiği o haz hem aile hayatına yansıyor hem de arkadaşlarına, dostların ile beraberliğine yansıyor. Değil mi arkadaşlar. Abdullah Kiğılı daima mutluluğun güzel olduğunu ve bunun içinde çalışmanın gerektiğini bizlere hatırlatmaktadır. Tabi işini yapmaya karar verdiğinde doğru işi yaptığını düşünerek çalışmamız gerektiğini, nerede mutlu olmak istiyorsak, nereyi becerebiliyorsak, o işi yapmamız gerektiğini bizlere tavsiye etmektedir. Umarım onun tavsiyeleri ve hayatı bizlere birazda olsun ders olup, yeni bir kapı açabilmemize yardımcı olur.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın